Netflix'in Pazarlama Doğruları

Dijital bir platformda, 190’ı aşkın ülkede 183 milyona yakın üyesi olan lider bir markanın pazarlama stratejilerini tüm detaylarıyla birlikte keşfetmeye ne dersiniz?


Dijital yayın platformlarından Netflix, gerek dünya genelinde gerekse Türkiye’de lider konumda. Bu başarısını geliştirdiği pek çok stratejiye borçlu olsa da bunların temelinde kullanıcılarını çok iyi tanıyor olması ve kullanıcı isteklerini karşılamak için sürekli kendini geliştirmesi yatıyor diyebiliriz. Öyle ki bu sayede, değişen trendleri takip etmekten bir adım öteye geçip kendi trendlerini ve kullanıcı alışkanlıklarını oluşturmaya da başladı Netflix. Dijital bir platformda, 190’ı aşkın ülkede 183 milyona yakın üyesi olan lider bir markanın pazarlama stratejileri hakkında öğreneceğimiz ve ilham alacağımız çok şey var.

 

Fenomenlere Taş Çıkaran Sosyal Medya Kullanımı

Netflix’in sosyal medya kanallarında oluşturduğu kurumsal kimlik, ulaşmak istediği kitleye mesajını tam da vermek istediği şekliyle ulaştırıyor. İstatistiklere göre, Türkiye’deki Instagram kullanıcılarının %55’i, 18-34 yaş grubu aralığında olup; bu oran, dünyanın genel demografik dağılımına paralel oranda. Özellikle bu yaş grubunun kendine has mizah anlayışına uygun temada yaratılmış içerikler, bu kitle ile bağ kurabilmek için en etkili iletişim aracı. Dahası, sosyal medya doğası gereği, sürekli kendini yenileyen ve kendi gündemini oluşturan bir mecra. Bu yüzden sürekli takipte kalıp, gündemi çok iyi analiz etmek ve içerikleri buna göre oluşturmak gerekiyor. 

Güncel ve Özgün İçerik

Trendleri ve günceli çok iyi kullanıp, bunu da sunduğu dizi ve filmler aracılığıyla kendi mizahına yedirmekte oldukça başarılı Netflix. Takipçileri ile arasındaki bağları sürekli taze tutarak ilişkilerini ve marka itibarını bu sayede güçlendiriyor.

Tatil yapmanın çok da mümkün görünmediği Covid-19 günlerinde, bu acı gerçeği yüzümüzde hüzünlü bir tebessüm oluşturarak hatırlatıyor Netflix. Dahası, sadece iki kelime ve bir görsel ile, düşmüş olan modumuzu yükseltmek için bizleri, “How I Met Your Mother” dizisine yönlendirmesi, çok ustaca yapılmış bir pazarlama stratejisi.

 

 

Peki evden çalışmaya alıştığımız bu dönemde, internet üzerinden yapılan toplantılarda -Jake Peralta kadar iddialı olmasak da- pek çoğumuzun kombinleri buna benzer değil mi? 

 

Kullanıcı Katkılı İçerik

İngilizcesi “User-Generated Content” olan kullanıcı katkılı içerik, markalara sağlayabileceği en organik ve güvenilir katkıyı maliyetsiz bir biçimde sağlıyor. Bu kavramdan ve markaya olan tartışmasız katkılarından daha önceki yazımızda detaylıca bahsetmiştik. Kısaca, son kullanıcının marka özelinde kendi isteğiyle oluşturduğu her türlü dijital içeriği, bu başlık altında değerlendirebiliriz. Örnek vermek gerekirse; Netflix, ekstra bir çaba sarf etmeden, YouTube’da Netflix dizilerini inceleyen bir video içeriğinden tutun, “La Casa De Papel” sezon finali hakkında atılmış bir tweet sayesinde bile daha çok insana ulaşabiliyor; hem de kullanıcısının tavsiyesi ile birlikte!

  

YouTube’da “Netflix dizi önerileri” diye arattığımızda; en üstte çıkan iki video, kullanıcıların kendi tavsiyelerinden oluşan ve toplamda 1,5 milyondan fazla izlenerek Netflix’in marka bilinirliği ve ürün tanıtımını artıran içerikler.

Bunlar haricinde kendi Instagram hesabından paylaştığı storylerde sık sık anketlere ve soru-cevaplara yer veren Netflix, bu sayede bünyesindeki dizi ve filmleri tekrar hatırlatırken; kullanıcıların beğenilerini de açık bir şekilde takipçilerine göstermiş oluyor. 

Bu yazdıklarıma örnek bulmak için Netflix’in Instagram storylerine bakarken bile soru-cevap paylaşımları sayesinde listeme yeni filmler ekledim.

Takipçilerle Sürekli Etkileşim

Sosyal medyada ne kadar orijinal ve kaliteli içerik üretirseniz üretin, eğer ki takipçilerinizle etkileşime geçmiyorsanız; kurulmak istenen o bağ, yeteri kadar güçlü olmaz.  

 Sosyal medya kanallarından beklenmedik anlarda takipçileriyle etkileşime geçerken aynı zamanda da hissettirmeden hizmetlerinden de bahseden Netflix, senden öğrenecek çok şeyimiz var.  

Geçtiğimiz yıllarda Netflix’in CEO’su Reed Hastings, şirketin rakibi olarak Amazon veya HBO gibi alternatif dijital yayın kuruluşlarından ziyade gerçek rakiplerinin “uyku” olduğunu belirtmişti. Bir takipçisinden gelen tweete, Netflix’in hesabından verilen cevap en büyük rakiplerine göz kırpar nitelikte.

 

Çok Kanallı Pazarlama ile Her Yerde Olmak

Çok kanallı pazarlama stratejisi, var olan müşterileri elde tutabilmek için, direkt ve dolaylı kanallardan -kısacası mümkün olan her yerden ve her şekilde- onlarla etkileşime geçmeyi hedefler.

“Black Mirror” dizisinin bir bölümünde insanların bir uygulama üzerinden birbirlerini oyladığı bir hayali dünya yaratılmıştı. Var olan kanallarla yetinmeyen Netflix, kullanıcı deneyimini artırmak için bu hayali uygulamayı gerçeğe döndürdü. Alışılmışın dışındaki bu stratejisi ile Netflix kullanıcı deneyimini artırmayı bambaşka bir seviyeye çıkarıyor. Böylece geleneksel pazarlama kanallarının ulaşabildiğinden daha çok kullanıcı ile daha derin bir bağ kurmayı hedefliyor. Bu sayede uygulamanın kullanıcı sayısı arttıkça, Netflix de adından söz ettirmeye ve kendini müşterilerine hatırlatmaya devam edecek. 

Gerilla Pazarlama Yöntemi Olarak: Yerelleştirme

Gerilla pazarlama, stratejik olarak geleneksel pazarlama yöntemlerinin dışına çıkarak ve hedef kitleyi şaşırtarak; akılda kalmayı ve marka bilinirliğini arttırmayı hedefleyen bir pazarlama yöntemidir. Bu yöntemi pazara yeni giriş yaptığı ülkelerde yoğun olarak kullanan Netflix, bizleri de es geçmedi ve dizi ve film tanıtımlarını, bize has özelliklerimizle birleştirerek dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. 

Netflix’in çektiği en pahalı yapımlardan biri olan “Bright” filminin tanıtımı için Netflix Türkiye’nin oluşturduğu fragmandan alınan bu görselde, her detay incelikle düşünülmüş. O araba yazısı, “Ork Gücü Spor” atkısı ve tabii ki çay içerken havada kalan serçe parmak... Benzer şekilde, Saadettin Teksoy’lu “Stranger Things”, Hababam Sınıfı teması ile oluşturulmuş “The Umbrella Academy” sezon tanıtım videoları da yine Netflix Türkiye’nin YouTube kanalından paylaşılmıştı. Bu paylaşımlar aracılığıyla, kullanıcıların hayatlarına dokunmak ve Netflix’in “bizden biri” olduğunu göstermek için kültürel ve yerel ögeler ile içeriklerini dönüştürdüklerini görüyoruz. Bu sayede, hedef kitlenin ortak noktaları keşfetmesini sağlayarak, bağ kurarak; müşteri deneyimini artırmayı ve bu içeriklere olabildiğince ilgi çekmeyi hedefliyor.

Narcos” dizisinin pazarlaması içinse, İstanbul Boğazı’ndan geçen bir yük gemisi üzerine açtığı bir pankart ile akıllarda kalmayı başardı: “Narcos: Kolombiya’dan Sevgilerle, Netflix”