İşkolik Olmadan Üretken Kalabilmenin Yolları

Çoğu insan şirket içerisinde kendini kanıtlamak için işkolik olması gerektiğini düşünse de bu durum verimliliğe zarar verebilir. Bu nedenle, günümüzde işkolik olmadan üretken ve motive kalmayı başarabilmek önemli bir beceri haline gelmiştir.


İşkolik Olmadan Üretken Kalabilmenin Yolları


Birçok sektörün teknolojik gelişmelerle birlikte ivme kazanmasına bağlı olarak modern çağda çalışan performansı ve verimliliği iş hayatında gittikçe önemi artan bir kavram haline geldi. Günümüzde çoğu çalışan, kendini kanıtlama ve şirket içerisinde yükselme gibi amaçlarla birer işkoliğe dönüşse de aslında işkolik olmadan üretken ve motive kalabilmek mümkün. Hatta, “çalışmaya bağımlı olma” şeklinde tanımlayabileceğimiz işkolik olma durumu çoğu zaman hem işveren hem de çalışan için oldukça olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söylesek yanlış olmaz.

Gelin işkolik olmadan nasıl üretken kalabileceğimize ve hem fiziksel hem de ruhsal anlamda herhangi bir sorun yaşamadan yüksek motivasyonla nasıl çalışabileceğimize hep birlikte bakalım.


Kendinize “Düşünme Zamanı” Ayırın


Microsoft’un kurucusu ünlü iş adamı Bill Gates’in kendisine yılda iki kez bir hafta boyunca izin verdiği ve bu “düşünme haftası” içerisinde tüm dünyadan uzaklaşıp sadece kendi düşüncelerine zaman ayırdığı biliniyor. Yoğun iş temposunda sadece düşünüp stresten arınmak için bu kadar vaktimiz olmasa da en azından güne başlamadan önce kitap okumak, yürüyüş yapmak veya dizi izlemek gibi sevdiğimiz ve bizi rahatlatan bir aktiviteye yarım saat vakit ayırabiliriz. Bu sayede, hem yoğun iş gününe dinç ve konsantre bir şekilde başlamış oluruz hem de önceki günün mental yorgunluğunu üzerimizden atabiliriz.


İş Algınızı Değiştirmeye Açık Olun


Klinik psikolog Marilyn Puder-York’a göre, işkolikler mesai saatleri dışında da çalıştıkları için performans değerlendirmelerinde her zaman olumlu yorumlar alacaklarını düşünür. Dolayısıyla, olumlu geri bildirim alma motivasyonu ve “daima daha fazla çalışmalıyım” mottosuyla hareket eder ve hatta tüm hayatlarını bu gerçeği yansıtmayan ideale göre şekillendirirler.

Ancak, sanılanın aksine, hafta sonu veya gece çalışmak verimliliğin düşmesine neden olan en önemli faktörlerden biridir. Stanford Üniversitesi Ekonomi bölümü profesörü John Pencavel’a göre, haftada 50 saatten fazla çalışmak üretkenlikte ciddi bir düşüşe neden olur. Dolayısıyla, işkoliklerin kendi işlerine yönelik algılarını değiştirmesi ve kendilerine sadece yaptıkları işle tanımlanamayacaklarını hatırlatması gerekir.


Önünüze Çıkabilecek Engellere Karşı Hazırlıklı Olun


Üstlendiğiniz bir görev veya projede her şeyin yolunda gideceğini düşünmek ve oluşabilecek sorunları göz ardı ederek zamanında önlem almamak stres ve motivasyon kaybına yol açabilir. Bu yüzden, yaptığınız her işte aşağıdaki iki soruya hazırlanmak hem planlı hareket etmenizi hem de olası sorunlara karşı vakit kaybetmeden harekete geçmenizi sağlar:

  • “Bu projede ne gibi riskler var?”
  • “En kötü ihtimalle ne gibi sorunlar çıkabilir?”

Bu iki soru ışığında önceden hazırlıklı olmak, üretken kalmanıza yardımcı olmanın yanı sıra, size zamanında önlem alma konusunda yol gösterir ve böylece mesai saatleri dışında çalışmak zorunda kalan bir işkoliğe dönüşmenizi engeller.


Spora Vakit Ayırmaya Çalışın


Bir işkoliğe dönüşmeden verilen her işi zamanında ve iş planı çerçevesinde bitirmek için gereken en önemli unsurlardan biri de fiziksel ve ruhsal anlamda kişinin kendi zinde hissetmesidir. Amerikan Sağlık Bakanlığı’na göre, günde yaklaşık 20-30 dakika egzersiz yapmak daha iyi odaklanmanıza ve dinç kalmanıza yardımcı olur. Böylece, iş yerinde planlı bir şekilde hareket ederek işlerinizi zamanında yetiştirebilirsiniz.


Küçük de Olsa Tüm Başarılarınızı Kutlayın


Kariyer odaklı olmak günümüzde iyi bir özellik olarak görülse de bazen bu durum, sadece bitiş çizgisine odaklanarak diğer başarılarınızı göz ardı etmenize neden olabilir. Bu nedenle, önemsiz olarak gördüğünüz en ufak başarılarınızı bile kutlamak ve üstlendiğiniz her görevin kariyerinizde sizi bir adım daha ileri götürdüğünün farkına varmak hem özgüveninizi artırır hem de yaptığınız işten daha çok zevk almanızı sağlar. Çok klişe bir söz olabilir, ancak unutmayın ki kimse mükemmel değildir. Dolayısıyla, robot gibi çalışmak yerine başarılarınızla gurur duymak iş hayatında motivasyonunuzu korumanıza yardımcı olur.


Sorumluluklarınızı Yeniden Gözden Geçirin


İş tanımınızın dışında yer alan veya üretkenliğinizi azaltacak kadar çok sorumluluk üstleniyorsanız, bu durumu ekip lideriyle konuşarak iş planınızı daha dengeli bir hale getirebilirsiniz. Zaman yönetimi konusunda bir düzene sahip olmak önünüzü daha rahat görmenizi sağlar ve planlı ilerleyerek paniğe kapılmanızı önler. Ayrıca, her şeye “evet” dememeyi öğrenmek de daha kaliteli iş çıkarmak için gerekli olan anahtar kavramlardan biridir. Bu nedenle, bu durumu iş arkadaşlarınız ve ekip liderinizle paylaşmaya çekinmeyin. Unutmayın, verimli olmadığı sürece bir iş üzerinde saatlerce çalışmak çoğu durumda olumsuz sonuçlar doğurur.


Ne Zaman Ara Vermeniz Gerektiğini İyi Belirleyin


Verimli ve kariyer odaklı olmak günün her saati iş yapmanız gerektiği anlamına gelmez. Bu noktada, iş ve yaşam dengesini iyi kurmak oldukça önemlidir. Örneğin, tatil günlerinde işle ilgilenmemek ve “işi iş yerinde bırakmak” aileniz ve arkadaşlarınızla kaliteli zaman geçirmenize yardımcı olur. Böylece, yeni haftaya yüksek motivasyon ve enerjiyle başlayabilirsiniz. Bu nedenle, belli bir noktada ara vermeniz gerektiğini ve bilgisayar ekranından uzaklaşma vaktinin geldiğini kendinize hatırlatmak, iş-yaşam dengesini daha sağlıklı bir temele oturtmanıza yardımcı olur. Örneğin, “Akşam 7’den sonra iş maillerimi kontrol etmeyeceğim.” veya “2 saat çalıştıktan sonra mutlaka en az 20 dakika ara vereceğim.” gibi kurallar koyup bu kuralları bir rutin haline getirmeyi deneyebilirsiniz.

Huffington Post’ta yayımlanan bir makaleye göre, işkolik olmanın çalışan performansı üzerine olumlu etkileri olduğundan söz etmek pek de mümkün değil. Diğer bir deyişle, kendinizi tamamen işinize adasanız ve vaktinizin çoğunu iş yaparak geçersiniz bile, ara vererek çalışan ve daha dengeli bir çalışma planı izleyen kişilere göre daha üretken olmazsınız. Ayrıca, yapılan araştırmaların bu konuda kişinin kendini kandırmayı bırakması ve hayatın işten ibaret olmadığının farkına varması gerektiğini gösterdiği de söylenebilir.


Saatlerce Çalışmak Yerine Hedef Odaklı Çalışmayı Deneyin


Yukarıda da belirttiğimiz gibi, ne kadar saat çalıştığınız, işinizde ne kadar başarılı ve üretken olduğunuzu tanımlayan bir gösterge değildir. Bu nedenle, “Önemli olan nicelik değil, niteliktir.” sözünü kendinize hatırlatarak, iş planınızı kaç saat çalıştığınızdan çok, hedeflerinize göre şekillendirmek iş düzenini daha kolay belirlemenize ve hedeflerinize ulaştıkça daha motive bir şekilde çalışmanıza büyük katkılar sağlar.