Online İş Kurmak İsteyenlere Öneriler

Çoğu girişimci bireyin aklında bulunan bir hayal: Kendi işini kurmak! Günümüzde, online platformlarda iş kurmak kolay ve hızlı bir gelir yolu olarak gözükse de, aslında başarıya ulaşmak için izlenmesi gereken birçok adım, dikkat edilmesi gereken birçok nokta var.


Online İş Kurmak İsteyenlere Öneriler


Kolay gözükmesiyle çekici, içine girildiğinde hayatta kalması zor bir şey: online iş kurmak. Girişken ruhlu çoğu kişinin “Bu fikirle çok güzel iş kurulur aslında…” dediği bir an olmuştur elbette. Peki bu güzel hayali gerçekleştirmeye nereden başlamalı?

Elinizde satmak istediğiniz bir şey var diyelim. Bu kendi yaptığınız bir el işi ürün olabilir, illüstrasyonlarınız olabilir, internet üzerinden vermek istediğiniz bir hizmet olabilir ya da dropshipping modeliyle satmayı planladığınız ürünler olabilir. Amacınız ise kendi işinizi internet üzerinden kurup, gelir kazanmak. Bu heyecan verici fikrin arkasında aslında yapılacak birçok şey sizi bekliyor olacak.


Pazar Araştırması


Satmak istediğiniz ürün sizin için çok değerli, çok önemli, çok çekici olabilir. Fakat bu düşüncelerinizin gerçek hayatta ne kadar doğru olduğunu tespit etmek için pazar araştırması yapmanız gerekli. Sizinle aynı işi yapan, aynı hizmeti veren rakipleriniz kimler? Sizin satmak istediğiniz ürüne, vermek istediğiniz hizmete ne kadar ihtiyaç var? Müşteriniz olmasını istediğiniz kitle rakiplerinizle nasıl iletişime geçiyor?

Bütün bu sorular aslında en önemli tek bir sorunun alt başlıkları. Ana soru ise şu: Ne eksik? Giriş yapmak, yer edinmek istediğiniz pazarda ne eksik ve siz bu eksikliği nasıl karşılayacaksınız?

Eğer elinizde henüz satmayı belirlediğiniz bir ürün veya hizmet yoksa, ilginizi çeken ve eksiklik gördüğünüz bir sektör üzerinden pazar araştırması yapabilirsiniz. Bu pazarda neyin daha ulaşılabilir olması gerektiğini, hangi hizmetlerin ve ürünlerin talep edildiğini, hâlihazırda rağbet gören ürünlerin nasıl geliştirilebileceğini belirleyebilirsiniz.

Eğer satmak istediğiniz ürün belirli ise rakip araştırmasını derinleştirmek çok önemli. Sizin yapmak istediğiniz şeyi yapan başka kimler var? Rakibiniz olarak gördüğünüz kişiler/markalar nasıl büyümüş, müşterileri kim, nasıl bir satın alma tecrübesi sunuyorlar? Satmak istediğiniz ürün sizin de kişisel olarak ilgili olduğunuz bir alana ait ise, kendinizi de bir müşterinin yerine koyabilir, nelerin eksik olduğunu ya da gelişmesi gerektiğini saptayabilirsiniz.

İnternet üzerinden gelire dönüştürmek istediğiniz fikri belirlediniz, pazar araştırmanızı da yaptınız. Sıra bu fikrin olurluğunu gerçekçi bir şekilde ölçmekte. Bunun için de arz/talep ölçümlerini sağlamanız gerek. Burada, New York Times Best Seller olan I Can Make You Rich kitabının yazarı, Forbes dergisinin 2013 Yatırım Rehberi’ndeki 20 Servet Uzmanı’ndan biri olan Ramit Sethi’nin tablosundan yardım alabilirsiniz:



Burada Sethi’ye göre kaçınılması gereken alan, “Labor of Love” yani “Tutku Meyveleri”. Bu alan, düşük fiyatlı ürünlerin az sayıda müşteriyle kesişmesiyle ortaya çıkıyor. Kısacası, satacağınız ürün veya hizmet sizin için ne kadar özel olursa olsun, gelir kazanma amacını unutmamalısınız.


Gelir Kazanmak İçin İş Modelini Seçme


Kendi işinizi kurarken, nasıl bir modelde çalışacağınıza en başından karar vermeniz gerekli. Eğer ürün satmayı planlıyorsanız, e-ticaret modelinde çalışmak sizin için belirli olan seçenek olacaktır. Fakat bunun dışında online iş planları da mevcut.

Örneğin, profesyonel olarak blog yazarlığı yapmak istiyorsunuz. Eğer ürününüzü (burada yazılarınız birer ürün oluyor) bir fiyat talep etmeden sunacaksınız, gelir elde etmek için sitenizde vereceğiniz reklamlardan yararlanabilirsiniz. Size gelir kazandıracak bu reklamları yaptığınız işe, bu örnekte yazılarınıza, daha doğal bir şekilde entegre etmek istiyorsanız satış ortaklığı (affiliate marketing) modeli sizin için çok iyi bir yöntem. Satış ortaklığı; bir ürünün, markanın veya hizmetin ön ödeme olmaksızın reklamını yapıp, okuyucularınıza sağlayacağınız link üzerinden yapılacak satışlardan komisyon alacağınız bir modeldir. Örneğin, kahve sevdalılarına hitap eden bir blog yazarısınız. Bir kahve ekipmanı üreticisi ile iletişime geçiyorsunuz ve bu markanın temsilcileri size yazınızda kullanabileceğiniz bir “affiliate link” sağlıyor. Siz de belki de bir sonraki yazınızda, son zamanlarda sevdiğiniz bir moka pottan bahsederek bu linkle okuyucuları anlaşma yaptığınız markanın sayfasına yönlendiriyorsunuz. Eğer okuyucularınız, sizin linkiniz ile sayfaya ulaşıp alışveriş yaparsa, gerçekleşecek satıştan siz de bir komisyon kazanıyorsunuz.

Eğer sitenizde reklamlara yer vermek istemiyorsanız, üyelik modeliyle de gelir sağlayabilirsiniz. Örneğin bir danışmanlık hizmeti verecekseniz, kullanıcılarınızın aylık bir ödemeyle hizmetinize abone olmasını sağlayabilirsiniz. Elbette bu modelde verimli bir şekilde gelir sağlamak için pazarlama olmazsa olmaz.

Üyelik modelinin bir diğer çeşidi de “Freemium” olarak bilinen, İngilizce “Free” ve Premium” kelimelerinin birleşmesiyle adını alan bir iş modeli. Bu modelde, hizmetinizin bir kısmını (tercihen müşterilerinizin devamını istemesini sağlayacak bir kısmını) ücretsiz sunabilir, devamında daha ayrıntılı ve detaylı hizmet için bir üyelik sistemi kurabilirsiniz. Günümüzde Times, The New Yorker, The Financial Times ve Harvard Business Review gibi çoğu büyük yayıncı kuruluş bu modeli kullanıyor.


Web Sitesi Kurulumu


Gelişme hızı katlanarak artan online teknolojilerin yararını gördüğümüz bir alan da web sitesi kurulumunu kolaylaştıran sayısız platformun oldukça erişilebilir hale gelmesi. Artık kendi sitenizi kurmak için yazılım dillerini öğrenmenize gerek yok.

E-ticaret modelinde iş kurmak isteyenler için en sık kullanılan platformlardan biri Shopify. Shopify ile domain (alan adı) satın alabilir, kendi online mağazanızı tasarlayabilir, ürünlerinizi ekleyip satabilir, kargolama işlemlerinizi takip edebilirsiniz.

Hem e-ticaret hem de diğer iş modelleri üzerinden online iş kurmak isteyenler için Wix ve Squarespace de önerilen platformlar arasında. Bu platformlar, web sitesi kurulumu ve tasarımı konusunda herhangi bir bilgisi olmayanlar için mükemmel bir başlangıç noktası. Oldukça basitleştirilmiş site kurulumu ve anında online erişebileceğiniz uzman müşteri destek ekipleriyle kendi web sitenizi özelleştirmek ve hayata geçirmek çok kolay.


Hedef Kitle (Persona) Belirleme


Pazar araştırmanızı yaptınız. İş modelinizi belirlediniz. Sıra planlarınızı gerçekleştirmek için gereken en önemli unsurda: Müşterileriniz.

Müşterilerini tanımamak birçok markanın yıkımına sebep olan bir hata. Alıcınızın profilini hesaba katmazsanız, bütün planlarınız lafın gelişiyle suya düşecektir. Hedef kitle analiziniz, yani oluşturacağınız persona, bütün pazarlama stratejilerinizin üzerine kurulacağı temel olacak. Peki bu hedef kitle nasıl belirlenir, nasıl analiz edilir?

Her zaman aklınızda olması gereken şey arz ve talep dengesi; talebi yaratan kitlenin profili. Alıcınızın demografiğini sorgulamakla bu profili oluşturmaya başlayabilirsiniz: “Hedeflemek istediğim kitle toplumun hangi sınıfında yer alıyor? Mesleği nedir? Hangi yaş aralığında? Gelir düzeyi nedir?” Bu soruların cevaplarıyla çizmeye başladığınız çerçeveye olabildiğince fazla detay eklemeniz lazım. Bu detayları bulmak için şu gibi sorular sorabilirsiniz: “Hedef kitleme ait kişiler boş zamanlarını nasıl geçiriyor? Alışveriş yaparken, ürün seçerken nelere dikkat ediyor? Satın alma davranışı nasıl? Nelere para harcamak, nelerden tasarruf etmek istiyor?”

Belirleyeceğiniz hedef kitle sadece satış anında değil, marka bilinirliğinizi arttırırken ve dijital ortamda yükselirken kullanabileceğiniz en önemli araçlardan biri olacak. Dijital pazarlama ve SEO ajansı olan Zeo’dan Çağatay Yazıcı, hazırladığı rehberde bir persona oluşturmanın adımlarını ve personanın hangi alanlarda yararlı olacağını detaylı bir şekilde anlatıyor. Özellikle doğru oluşturulan personanın satış ve pazarlama stratejileri hakkındaki önemi hakkında da şu şekilde yorum yapıyor:

“Persona oluşturmak birçok adımdan oluşan bir süreçtir. Bu süreçte özellikle verilere dayalı hareket etmek ve varsayımda bulunmamak ise çalışmanın başarısı açısından dikkat edilmesi gereken bir noktadır. Çünkü kitleler hakkında varsayımda bulunmak, ön yargıyı doğurabilir. Bu durumda hazırladığınız persona, kitlenin gerçek karakterinden yoksun olacak ve bambaşka özellikler içerecektir. Dolayısıyla üzerinde strateji inşa edeceğiniz önemli bir temel adımda, varsayımlar yerine verilerle ilerlemek, stratejinizin başarısı açısından kritik öneme sahiptir.”


SEO Çalışmaları ve İçerik Pazarlama


Online bir iş, dijital pazarlama gerekliliğini yanında getiriyor. Amacınız online bir iş kurmaksa, satış yapmak için ilk şartınız dijital alanda görülmenizi sağlamak olacak. Web sitenizin, yani yaptığınız işin platformunun görülmesini sağlayacak araçlar ise SEO çalışmaları ve içerik pazarlaması. Bu iki unsur dijital pazarlama alanında birbiriyle bütünleşiyor.

Web sitenize trafik sağlayacak en başarılı yöntem, sitenizi SEO (Search Engine Optimization, Türkçede Arama Motoru Optimizasyonu) kurallarına uygun bir şekilde tasarlamaktır. Bireylerin dijital alanda nasıl hareket ettiğini, neler aradıklarını, aradıklarını nasıl bulduklarını incelemek ve elde edilen veriler üzerinden web sitenizi arama motorlarında yükseltmek için çeşitli yöntemler uygulamak; web sitenize gelecek trafiği arttırmak ve dolayısıyla satış sağlamak için vazgeçilmez bir unsur. SEO çalışmaları her iş modelinde gerekli olduğu gibi, özellikle e-ticaret modelindeki sitelerde site trafiğini arttırarak potansiyel müşterileri alıcıya dönüştürmeyi sağlıyor.

İçerik pazarlaması da SEO ve persona ile birlikte devreye giriyor: SEO çalışmalarının sağlayacağı, arama motorlarının tercih ettiği web sitelerine dair analitik veriler (örneğin çok aranan anahtar kelimeler, arama motorlarının listelemesinde sizi yükseltecek web sitesi düzenlemeleri) oluşturduğunuz persona ile beraber anlam buluyor. Bu iki unsurun sağladığı bilgiler ve çerçeve ile de web sitenize uygun içerikler üretmeye başlayabiliyorsunuz. Burada bahsedilen içerikler; ürün veya kategori açıklamaları, blog yazıları ve rehberler gibi çeşitlenebiliyor.

Zeo Ajans’ın hazırladığı içerik pazarlaması rehberinde, içeriklerin online iş kurmak isteyenler için nasıl bir yararı olduğu şu şekilde ifade ediliyor:

“İçerik pazarlaması … içeriği kullanıcılara sunduktan sonra onları motive etmeyi ve onlardan aksiyon almayı da ihmal etmemelidir. Bu aksiyon markanıza değer getirecek her şey olabilir: Kullanıcılarınız içeriği kendi ağları içerisinde paylaşabilir, bülteninize üye olabilir, ürünlerinizi satın alabilir veya geri dönüş bildirebilirler.”

Fakat, bu rehbere göre göz önünde bulundurulması gereken şeylerden biri de içeriklerin satışta nasıl bir oynadığı:

“İçeriğinizin kullanıcılarınız tarafından “pazarlama” veya “satış” öğesi olarak görülmemesi gerekiyor. “Satış yapmaya çalışmayarak” daha fazla satmanız da bu sayede mümkün hale gelecektir! İçeriğiniz markanızın tanıtımını yapıp, satışlarını arttırma gayesi güdeceği gibi, müşterilerinize yardımcı olmayı, onların faydalı bulacağı değerleri üretmeyi ve ihtiyaçlarını karşılamayı da hedeflemelidir.”

Oluşturulan içeriklerin nerede yer alacağı ve hedef kitlenize nasıl ulaşacağı da dikkat edilmesi gereken bir nokta. Burada oluşturulacak persona kilit bir rol oynuyor; çünkü eğer hedef kitlenizi tanımazsanız, içeriklerinizi yani dijital pazarlama araçlarınızı onlara ulaştıramazsınız.

Dijital alanda uygulayacağınız pazarlama stratejilerinde, yine dijital platformların kullanılması gerektiği artık ezberlenmiş bir kural. Fakat sadece bu kuralla ilerlerseniz, online reklamlarınızın çok da geri dönüşü olmadığını fark edebilirsiniz. Çünkü bu kuralın altında göz ardı edilmemesi gereken birkaç nokta daha var. Bensu Tınastepe, içerik dağıtım stratejilerini incelediği yazısında, dağıtımı yapılacak her içerik için uygun mecra seçiminin önemine değiniyor: “… her içerik türü için kullanıcı kitlesi farklı mecralarda aktiftir ve her içerik türünün uygun olduğu kanallar da farklıdır. Bu noktada markanızın kendine ait bir stratejisinin olması, hangi kanalı kullanmanız gerektiği konusunda size yardımcı olacaktır.”


Müşterilerle İletişim


Pazar araştırmanızın sonrasında iş modelini belirleyip sitenizi kurdunuz, dijital pazarlama araçlarından da yararlanarak platformunuzu güçlendirdiniz ve satışa başladınız. Peki ya bundan sonrası?

Müşterilerinizle kuracağınız iletişim, işinizin sürdürülebilirliğini sağlamak için son derece önemli. Müşterilerinizle direkt olarak kuracağınız iletişimi sosyal medya hesaplarınızdan gelen yorumları ve mesajları cevaplayarak veya bir e-mail bülteni oluşturarak gerçekleştirebilirsiniz.

Müşterilerinizle kurduğunuz sağlam etkileşimin getirisi, müşterilerin markanızla iletişiminde ortaya çıkıyor. Örneğin, e-ticaret modeliyle kurulan bir sitedeki satış sürecinde, özellikle son dönemlerde önem kazanan bir nokta alıcı yorumları. Giles Watts, Nielsen’de yayınlanan bir makalesinde tüketicilerin %22’sinin tek bir negatif yorum gördükten sonra bahsedilen ürünü almayacağını; eğer negatif yorumların sayısı üçe çıkarsa da alışverişten vazgeçecek tüketici oranının %59’a çıktığını belirtiyor.

Bu yazımızda derlediğimiz öneriler elbette sadece bir başlangıç noktası. Eğer kuracağınız online işinizde gerçekten başarılı olmak istiyorsanız, uzun sürecek detaylı araştırmalara ve size uygun yöntemleri denemeye vakit ve enerji ayırmanız gerekiyor.