İçerik Yazarlarına Rehber: Kaynak Araştırması

Bir içeriğin temelini sağlam bir araştırma ile atmak, iyi bir içerik yazarı olmak için şart. İçeriğin kalite seviyesini büyük bir oranda etkileyen araştırmayı doğru şekilde yapmanın ise belli başlı yolları var.


İçerik yazarlarına özel hazırladığımız bu rehber serisinin ilk bölümünde; içerik üretiminin ilk adımını, yani kaynak araştırmasını ele alıyoruz. Bu rehberde ele aldığımız püf noktaları inceleyerek, hem yazdığın içeriklerin kalitesini yükseltebilir hem de doğru kaynaklara hızla ulaşarak zamandan tasarruf edebilirsin!

 

1.    Güvenilir Kaynaklar Hangileri?

 

Evet, günümüzde herhangi bir konu hakkında sonsuz bilgiye ulaşmak çok kolay. Ya da, en azından öyle gözüküyor. Ancak iyi yazarların da bildiği üzere, internet yanlış bilgilerle dolu. İnternetin bağımsız bir paylaşım alanı olduğunu tam olarak idrak edemeyen kişilerin istemeden de olsa yaydığı yanlış bilgiler, belli bir süre sonra doğru sanılmaya başlıyor.

Bir içerik yazarı olarak senin görevin, sana iletilen konu hakkında olabildiğince detaylı bir araştırma yapıp, içeriğine sadece doğru ve kanıtlanmış bilgileri dahil etmek. Peki, ulaştığın kaynakların güvenilir olup olmadığını ayırt etmeyi biliyor musun?

Bir kaynağın güvenilirliğini test etmen için sormanı önerdiğimiz 4 soru var:

 

“Bu içeriğin yazarı/editörü belli mi?”

Özellikle uzmanlık gerektiren bir konu hakkında kaynak olarak kullanmak istediğin bir içeriğe ulaştığında, bu noktayı kontrol etmeni öneriyoruz. Kesin bilgiler ve öneriler içeren bir yazının yazarının veya editörünün/yayıncısının belli olmaması, sende hemen şüphe uyandırmalı. Çünkü bu şekilde bir içerik, sadece tıklanmayı artırmak için yazılmış bir içerik olabilir.

 

“Yazının düzenine, dil kullanımına önem verilmiş mi?”

Bir içerik yazarı olarak senin de bildiğin gibi, içerik yazılırken gösterilen özenin en büyük ipuçlarından biri; yazının düzeni, dil kullanımı ve Türkçe imla ve gramer kurallarına uyumdur. Eğer araştırmalarında karşına çıkan içerik yazım ve imla hatalarıyla doluysa, bu yazı üzerine ne kadar vakit harcandığını tahmin edebilirsin. Bir içeriğin içerdiği bilgilerin doğruluğu, yazının kalitesiyle doğru orandadır.

 

“Verilen hassas bilgilerin (örneğin istatistik bilgilerin) nereden geldiği belirtilmiş mi?”

Eğer yukarıdaki iki soruyu sorduysan ve kaynağın kalitesi seni tatmin ediyorsa, daha ayrıntılı bir incelemeye girebilirsin. Diyelim ki, istatistiki bilgiler içermesi gereken bir içerik yazıyorsun. Bu türdeki bilgilerin kanıtlanmış, güncel ve alanında kabul edilmiş olması çok önemli. İnternetteki profesyonelce hazırlanmış bilgi kaynaklarını, istatistik gibi hassas bilgiler için verilen dipnotlardan veya başka bir kaynağa yapılan yönlendirmelerden tanıyabilirsin.


 

“Bu kaynağın alanındaki otoritesi ne kadar güçlü?”

Söz konusu otorite olunca; devlet kurumlarına ait web siteleri, araştırma üniversitelerinin web siteleri, akademik makaleler ve bu gibi kaynaklar en yüksek otoriteye sahip. Bu sebeple, aradığın konu buna müsaitse, ilk başta bu tip kaynaklara yönelmeni öneririz. Kaliteli kaynaklara ulaşmakta en sık kullanacağın araç, Google’ın Gelişmiş Arama’sı. Burada, “.gov, .edu” gibi alan adı uzantılarını filtreleyerek, en sıkı kontrol edilmiş bilgilere ulaşabilirsin.


 

2.    Kaynakların da Kaynakları Var!

 

Daha önce istatistiki bilgileri doğrulamak hakkında konuştuk. Bunu aslında sadece hassas bilgilerle kalmayıp, her konudaki bilgiler için yapmak en doğru yol. Sana en çok güven veren içerikler, gerek yazının içinde gerek yazının sonunda not olarak kendi kaynaklarını belirten içerikler olmalı.



Bu, özellikle sağlık, bilim, hukuk ve endüstri alanlarında içerik hazırlarken çok önemli. Örneğin; yazmakta olduğun içerik eğer bir sağlık rehberiyse ve okuduğun kaynakta bu hastalığın daha çok erkeklerde/kadınlarda/çocuklarda görüldüğü bilgisi veriliyorsa, bu –oldukça önemli—bilginin nereden geldiğini de araştırman gerekli.

 

3.    Brief’leri Unutma!

 

Brief’ler, yani yönergeler, bir içerik yazarının en büyük yardımcısı. Senden istenilen içerikle ilgili temel bilgilerin verildiği brief’lere içerik hazırlarken aklında bir soru oluştuğu her anda geri dönüp, cevap arayabilirsin.

Kimi zaman, yayıncılar brief’lere kaynak olarak kullanılmasını istediği web sitelerini ya da direkt belgeleri ekleyebilir. Eğer böyle bir brief’le çalışıyorsan, işin hatırı sayılır derecede kolaylaşmış oluyor. Ancak, çoğu zaman brief’ler bu gibi kaynakları içermiyor. Böyle durumlarda ise brief’teki diğer bilgileri inceleyerek nasıl araştırma yapman gerektiğini belirleyebilirsin. Hazırlaman istenen içeriğin türü, nerede kullanılacağı ve hitap ettiği kitle, içeriği hazırlarken kullanman gereken kaynaklar ve dahil etmen gereken bilgiler hakkında sana gayet iyi fikir verebilir.

Eğer kaynak taraması veya kaynak seçimi konusunda tereddüte düşersen, yanlış karar verme riskini almak yerine hemen yayıncıyla veya ajansla iletişime geçmen çok daha iyi olacaktır.

 

4.    Bilgi Ayıklama Yeteneği

 

İçerik yazarlarının edinmesi gereken en önemli becerilerden biri zamanı doğru kullanmak. Eriştiğin kaynakları ulaşmak istediğin bilgi için hızlıca tarayabilmek, lafın gelişiyle profesyonelce “göz gezdirmek”, zamandan tasarruf etme açısından çok önemli. Araştırma yaparken ulaştığın her kaynağı başından sonuna, kelimesi kelimesine okumana aslında gerek yok. Yapman gereken, ulaşmak istediğin spesifik bilgiyi hedefleyerek metinde tarama yapmak.

 


Bunu yapmaya bazı anahtar kelimeler belirlemekle başlayabilirsin. Burada anahtar kelimelerden kastımız brief’te iletilen, SEO odaklı anahtar kelimeler değil. Biraz daha eskiye, okul sıralarına geri dönerek düşün: Bir konuyu kısaca özetleyen, kök nokta olan ifadeleri belirleyip elindeki kaynağı bunları tespit etme amacıyla hızla gözden geçirirsen, oturup 40 sayfalık bir bilimsel makale okumana gerek kalmaz!

 

5.    Teyit Etmeyi Unutma!

 

Kaynaklarda verilen bilgilerin birçoğunun “mutlak doğru” olmadığını her zaman aklında tut. İyi bir içerik yazarı, bir içerik yazarken birden (hatta beşten) fazla kaynak kullanan, tüm verileri ve bilgileri kaynaklar arasında karşılaştırma yaparak teyit eden yazardır.

Burada bir örnek verelim. Aşağıdaki örnekte, Kyoto’daki “torii” isimli turuncu kapılarıyla ünlü Fushimi İnari Tapınağı hakkında bilgi veren bir içeriği görüyorsun. Bu içerikte, bu kapıların tapınağa şirketler veya kurumlar tarafından bağışlandığı söyleniyor. İçeriğin yazarı belli; yayıncı blog GaijinPot, Japonya hakkında iyi bir kaynak olarak otoriteye sahip.



Ancak, burada verilen bilgi yanlış. Fushimi İnari Tapınağı’nın resmi web sitesinde böyle bir bilgi verilmiyor; yalnızca bu kapıların tanrılara saygı göstermek ve dilek dilemek amacıyla bağışlandığı söyleniyor. Japonya gezi rehberleriyle bilinen başka bir kaynak olan japan-guide.com sitesinde ise, bu kapıların hem şirketler hem de bağımsız kişiler veya aileler tarafından bağışlandığı belirtiliyor.



Bu örneklerle, birden fazla kaynak kullanarak bilgileri teyit etmenin önemini anlayabilirsin. Yayıncıdan yanlış bilgi sebebiyle revizyon gelmesini önlemek için, içeriğine katacağın bilgileri detaylı bir şekilde araştırıp teyit ederek ilerlemen gerekli.


Bu yazımızda bahsettiğimiz noktaları aklında tutarak yapacağın kaynak araştırması ile hazırlayacağın içeriğin temelini sağlamca atmış olacaksın. Bundan sonra, içeriğinde kullancağın dile ve Türkçe yazım kuralları ve gramer bilgilerini pekiştirmeye odaklanabilirsin!