2021’de İçerik: Anahtar Kelime “Tüketici”

Özellikle son senelerde, tüketicinin davranışları ve tecrübesinin pazarlamada odak nokta olması gerektiği anlaşıldı. 2020 ile değişen şey ise tüketicinin kriterleri. Markalar; geçtiğimiz senenin tüketiciye öğrettiklerinden yola çıkarak, gelecekte içerik pazarlamasının alacağı şekle uyum sağlamalı.


2021’de İçerik: Anahtar Kelime “Tüketici”


Beklenmedik değişimlerin, beklenmedik sonuçlar getirdiği bir sene geçirdik. Tüm dünyayı; şirketleri, çalışanları, tüketicileri etkileyen, belirsizliğin kimi zaman çaresiz bıraktığı bu sene, her alanda olduğu gibi dijital pazarlama alanında da bize çok şey öğretti. Pazarlamada, müşterilerle kurulan ilişkilerde, satışlarda; başarının ve kalitenin anlamı değişti. Bu değişikliklere ayak uydurmak, gerektiğinde oturtulmuş pazarlama stratejilerini silip baştan yaratmak, bu dönemde ve gelecekte ayakta kalmak için kritik bir gereklilik. 

İçerik pazarlamasının geçirdiği değişimi aslında tek bir cümleyle özetleyebiliriz: “Content is King” geride kaldı; taht artık tüketiciye ait.

Sadece genel bir tüketici kitlesini hedeflemek ve satış odaklı stratejilere göre pazarlama kampanyaları yürütmek artık işe yaramıyor. Çünkü tüketiciler, daha önce hiç olmadığı kadar online; internette araştırmaya, bilgileri taramaya, kampanyaları tanımaya ve değerlendirmeye daha önce hiç olmadığı kadar hâkim. Günlük hayatın neredeyse tamamının internete taşındığı 2020’de, tüketiciler maruz kaldıkları tüm markaları ve pazarlama taktiklerini yargılama yetisine sahip. “Buram buram reklam kokan” içerikler artık dikkat çekiyor; kazanç sağlamaktansa müşteriyi markadan daha da soğutuyor.

Peki, hatalar bunlarsa, doğrular nedir? Böyle bir dönemde tüketiciye nasıl ulaşabiliriz? Bu sorulara pazarlama uzmanlarının ve araştırmacıların verdiği cevaplarda ortak olan tema; müşterilerin gözünde güvenilir olmak, onlarla olan iletişimde samimi ve duyarlı olmayı öncelik yapmak.

Müşterilerle olan iletişimde güven sağlayan bir marka olmak için oluşturulacak içerik pazarlaması stratejilerilerinde; 2020’den öğrenilen birkaç ders var.


Tüketiciye Odaklanın


İçerik pazarlaması stratejileri oluştururken, tüm odağınız tüketicinin ihtiyaçları, istekleri, hareketleri ve online alandaki davranışları olmalı. Markanızın sesini içeriklerinizde yansıtırken, tüketicilerin sizinle kurduğu tüm iletişimlerdeki tecrübesini göz önüne alın. 

Tüketici ile temelinde güven olan bir iletişim oluşturmak, uzun vadede müşterilerinizin sizi tercih etmeye devam etmesini sağlayacaktır. RedC Marketing tarafından, göz takip teknolojisi kullanılarak yürütülen bir çalışma; satın alma niyetiyle Google üzerinden arama yapan tüketicilerin %82’isinin —listenen sonuçlardaki sıralaması ne olursa olsun— tanıdıkları markanın sitesine yöneldiklerini gösteriyor. Bu seçimi yapan tüketicilerin sebepleri arasında ise markanın daha önce müşterisi olmuş olmak ve markaya güvenmek başta geliyor.

Segment tarafından yapılan bir araştırma ise satın alma sürecinin olumlu olarak ilerlemesinin, memnun ve dolayısıyla sadık müşteriler kazandırdırdığını ortaya koyuyor. Memnun kalan müşteriler ise markayı ailelerine ve arkadaşlarına öneriyor, markadan alışveriş yapmaya daha fazla istekli oluyor.

Tüketicilerle temelinde güven olan bir ilişki kurmak içinse, üreteceğiniz içerikler ve bu içeriklerin dağıtım stratejisi çok önemli.


Orijinal, Samimi İçerik


Bu denli engebeli, sarsıcı olaylarla dolu; her alanda belirsizlikle karşı karşıya kaldığımız bir dönemde; tüketicilerin markalardan beklentisi artık sadece cazip indirimler, dikkat çekici kampanyalar değil. Tüketiciler, markaların onları anladığını görmek istiyor; fakat en önemlisi, içeriklerinin samimi olup olmadığına dikkat ediyor. Bu sebeple, genel-geçer söylemlerle oluşturulan bir içerik; müşterinin dikkatini çekmemekten öte müşteriyi markadan daha da soğutuyor.